Can
You can solve this puzzle. Please try.
Bu bulmacayı çözebilirsin. Lütfen dene.
You can’t solve this puzzle. Don’t try.
Bu bulmacayı çözemezsin. Deneme.
Can she solve this puzzle?
O, bu bulmacayı çözebilir mi?
Could
Could yapısı can yapısının geçmiş zamandaki halidir.
I can swim.
Yüzebilir
I could swim when I am six years old
Altı yaşındayken yüzebilirdim.
Yukarıdaki örneklerden anlayacağınız gibi genel olarak Ingilizce “can” kullanımı bu şekildedir.
Şimdiki konu muz ise “must” yapısı, şimdi yeni konumuza geçelim.
Must
” “Must” yapısı dilimizde “-meli, -malı” ifadelerine karşılık gelmektedir.
Bu yapıda aynı “can” yapısı gibi kolay kullanışlıdır.”
You must solve this puzzle.
Bulmacayı çözmelisin.
Someone must do something to survive.
Hayatta kalabilmek için birilerinin bir şey yapması gerekmektedir.
You must drive fast otherwise you will be late.
Hızlı sürmelisin aksi takdirde geç kalırsın.
Olumsuz durumunda yanına “not” olumsuzluk eki ni alır. Günlük konuşma da aynı diğer yapılarda olduğu gibi must ile not birleştirilebilir.
• You must not smoke in close area.
• You mustn’t smoke in close area.
• Kapalı alanda sigara içmemelisiniz.
• She mustn’t ride horse.
• O ata binmemelidir.
Ingilizce diğer bir zorunluluk yapı mız “have to” dur. Şimdi bu konuyu da bir inceleyelim.